27 Haziran 2012 Çarşamba

wait, wait! anyway

bir bugün var , bir de yarın..

zamanı geldikçe acısı yaklaştıkça üzülüyorum. haber gelmesi gerektiğinde gelir. bu böyle olmalı. bazı kalıplar, söylenmese de bilinen kurallar vardır. kendini farklı bir kültürün içine atman, orda farklılaşman bunu değiştiremez.

birini beklemek, haber beklemek, sonu beklemek.. beklemek insanı yaşayan ölü yapıyor.

beklediğinde gelmeyenlere, beklediğine değmeyenlere tüm belalarımı iletiyorum.
 beklerken ölsünler.


21 Haziran 2012 Perşembe

back to back

kesinlikle sıkıldığım anda dönerim. bu herkes için böyledir.

hobime, eski sevgilime, bir anda nedensiz izlemeyi bıraktığım diziye, sürekli gidip pastasında saç çıktı diye gitmeyi bıraktığım kafeye.. hayatımın her alanında farklı zamanlarda farklı nedenlerle de olsa sıkılıp geri döndüğüm çok şey olmuştur.

tilkinin dönüp dolaşıcağı yer kürkçü dükkanıdır sözünün samimiyetsizliğini es geçerek geri dönüşlerin en nihayetindeki tek anlamının daha iyisini bulamamak olduğunu anladım. o günden beri hayat pek güzel gelmemeye başladı gözüme.

geri dönen eski sevgiliyi kınarım misal. benden daha iyisini bulamadığı için sevinemem; benden daha iyisi kesinlikle var bişeyi becerip bulamadın mı buldun da elde edemedin mi diye kızarım. geri dönmesindeki yüzsüzlüğü, pişkinliği buna tuz olur biber olur ne biliyim envai çeşit baharat olur.

zaten hayatta yorumlayarak sevindiğin çoğu şey, aslında avutmacadır. futbol bile dahil buna aç gözünü sevgili arkadaşım.

bu sıcakta böyle ders veresi, böyle içten olası geliyomuş insanın. tecrübe de ettim ya benden iyisi yok...