İnandıklarımın ölümünden yeni bir hayat kurmalıyım.;
yeni bir şarkı,
yeni bir koltuk,
yeni bir kolye,
yeni kahve fincanları,
...
Umay Umay
ne çok sosyal mesaj verir oldum ben.
8 Eylül 2012 Cumartesi
ever never
öyle bir şey var ki ama var mı acaba.
yani nefes alıyor mu? kaldığı yerden devam ediyor mu?
kardeşi sanırım şişko yanaklı mı öyle eskisi gibi yada "aynı sen" diyebileceğim kadar benziyor mu yine ona? bunu söyleme ihtimalim, olasılıklar, çelişkiler...
ne biliyim, fransızcadan nefret ediyor olamaz hala, en sevdiği filmler hep fransız yapımı. sonra şarkılar eski 45'likler hep. plaklarını buralardan alıp götürdü oralara.
ehliyetini geri aldı mı? umarım alkollüyken almıyodur anahtarını yanına. zaten sinirlenince içerdi. damarı vardı, sinirlenince çıkan. hala belirgin mi öyle? hem sarışınlar kızarır çabuk.
okul nasıl gidiyodur? seviyodur bence. severdi öyle teknik zırvaları. halbuki özünde yumuşak adamdı, duyguları o kadar mekaniğe sabretmesini engelliycek kadar çok sayılır.
uzatmak isterdim, anılar güzel şeyler.
geldi mi, gitti mi, öldü mü, kaldı mı?
sevdiğiniz insanın yaşayıp yaşamadığını bilmemek;
tıpkı tanrının var oluşunu bilmemek gibi. istediğine inanmakta özgürsün.
ama neye inanırsan inan, huzurlu değilsin.
yani nefes alıyor mu? kaldığı yerden devam ediyor mu?
kardeşi sanırım şişko yanaklı mı öyle eskisi gibi yada "aynı sen" diyebileceğim kadar benziyor mu yine ona? bunu söyleme ihtimalim, olasılıklar, çelişkiler...
ne biliyim, fransızcadan nefret ediyor olamaz hala, en sevdiği filmler hep fransız yapımı. sonra şarkılar eski 45'likler hep. plaklarını buralardan alıp götürdü oralara.
ehliyetini geri aldı mı? umarım alkollüyken almıyodur anahtarını yanına. zaten sinirlenince içerdi. damarı vardı, sinirlenince çıkan. hala belirgin mi öyle? hem sarışınlar kızarır çabuk.
okul nasıl gidiyodur? seviyodur bence. severdi öyle teknik zırvaları. halbuki özünde yumuşak adamdı, duyguları o kadar mekaniğe sabretmesini engelliycek kadar çok sayılır.
uzatmak isterdim, anılar güzel şeyler.
geldi mi, gitti mi, öldü mü, kaldı mı?
sevdiğiniz insanın yaşayıp yaşamadığını bilmemek;
tıpkı tanrının var oluşunu bilmemek gibi. istediğine inanmakta özgürsün.
ama neye inanırsan inan, huzurlu değilsin.
2 Eylül 2012 Pazar
shoplove
DİKKAT!
AĞIR MUHTEŞEM YÜZYIL ALINTISI İÇERİR!
he ne alaka? orası biraz karışık. mahidevran valide sultan olup, haremin başına geçtiğinde parayı bulmuş, har vurup harman savurmuştu. bende ona döndüm işte. vuruyorum, savuruyorum, düğüne gitsem gelinle damata saçarım öyle bir haller var üzerimde.
neyse işte gülbahar haseki valide sultan olmanın verdiği gazla giyinip süslenmeyi abartmış, yaşlandığını gizlemek için gösterişli takılar takmaya, dekoltesini açmaya başlamıştı ki hürrem buna bi' dur dedi.
"her gece yalnız yatan biri için fazla değil mi?" hayır sanki gülbahara değilde bana dedi bunu hürrem. hani amerikan yapımı filmlerde olur ya, ekran donar, söz kulaklarda tekrarlanır, etraf kararır, sadece sen kalır ve düşünürsün. öyle bişey olmadı tabi. ama bir etkileşim vardı. sarsıldım. umarsızca üzüldüm. baktım aynı ben. öyle bi durum var tabi. tüm gün şıkır şıkır, fıkır fıkır... eve gelince işler değişiyor.
ama fazla mı? değil. her gece yalnız yatan bir kadın herşeyin en iyisini hak ediyodur. zira yalnız kalmayı başarabilmiştir. 21. yy'dayız, zor işler bunlar.
tüm bunlar nerden çıktı. alışveriş yaptım, aldıklarımla bakışır halde buldum kendimi. şimdi süslenip püslenip gizemle buluşucam. neyseki bira göbeği bende ayva şeklini alıyor da rahat ediyoruz.
durumlar durumlar, toparlayamadım olayları.
neyse ben kaçtım.
AĞIR MUHTEŞEM YÜZYIL ALINTISI İÇERİR!
he ne alaka? orası biraz karışık. mahidevran valide sultan olup, haremin başına geçtiğinde parayı bulmuş, har vurup harman savurmuştu. bende ona döndüm işte. vuruyorum, savuruyorum, düğüne gitsem gelinle damata saçarım öyle bir haller var üzerimde.
neyse işte gülbahar haseki valide sultan olmanın verdiği gazla giyinip süslenmeyi abartmış, yaşlandığını gizlemek için gösterişli takılar takmaya, dekoltesini açmaya başlamıştı ki hürrem buna bi' dur dedi.
"her gece yalnız yatan biri için fazla değil mi?" hayır sanki gülbahara değilde bana dedi bunu hürrem. hani amerikan yapımı filmlerde olur ya, ekran donar, söz kulaklarda tekrarlanır, etraf kararır, sadece sen kalır ve düşünürsün. öyle bişey olmadı tabi. ama bir etkileşim vardı. sarsıldım. umarsızca üzüldüm. baktım aynı ben. öyle bi durum var tabi. tüm gün şıkır şıkır, fıkır fıkır... eve gelince işler değişiyor.
ama fazla mı? değil. her gece yalnız yatan bir kadın herşeyin en iyisini hak ediyodur. zira yalnız kalmayı başarabilmiştir. 21. yy'dayız, zor işler bunlar.
tüm bunlar nerden çıktı. alışveriş yaptım, aldıklarımla bakışır halde buldum kendimi. şimdi süslenip püslenip gizemle buluşucam. neyseki bira göbeği bende ayva şeklini alıyor da rahat ediyoruz.
durumlar durumlar, toparlayamadım olayları.
neyse ben kaçtım.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

