30 Haziran 2014 Pazartesi

takeme

önceleri, nereden bakılsa beş altı yıl kadar, bir hayalim vardı. uzaklarda bir yer ki orman içinde olması tercih sebebi. çünkü havanın en temizi, göğün en mavisi oradadır diye bilirdim. böylece deniz görmese de olurdu. her pencereden bakışta mavi gökyüzünü görebilecek ve bununla yetinebilecektim. eğer çok daralırsam geceleri, yine aynı gökyüzünün yıldızlarıyla olacaktım. yeşillikle mavinin blur sınırı sonsuzluğu anlatacak, o sınır geceleri siyahla lacivert olup yok olacaktı. öyle ki medeniyet uzakta olsun olmasın umursamayacaktım. sanırım kağıt kalem yetecekti. küçükken bir daktilom vardı belki onu bulup yeniden onunla yazacaktım. böyle zamanlarda umut yine ekmeklik edecek belki sıcak sobanın üstünde duracaktı. neyse ki onu yakmayı da öğrenmiştim. bir yol arkadaşı alırdım yanıma belki. uzun kulaklı da olabilir kır tüylü de. gezip dolaştıktan sonra bağlarda, acıktıkça susadıkça yanıma gelecekti. bazen ben de ona eşlik edecektim. varsa çiçek toplayacaktık. yoksa da üzülmezdik zaten. akşamları biraz serin olacağından sobanın üstünde daimi kaynayan bir su olacaktı. damağımızın kahyası olarak ne istersek onu içecektik. yağmur yağarsa eyvah dam akıyor diyecek bir kovayla koşacaktım o da dilini ağzını açıp bekleyecekti damlanın altında. eğer imkan olursa dalından meyve yiyecek karnımızın ağrısına sonra üzülecektik. kesinlikle okuyacak kitaplarım olacaktı yazmaya teşebbüs hiç etmesem de her birinden kısa kısa notlar alacaktım. deftere temizce yazıp sonra ben yazsam nasıl olurdu diye düşünecektim. en sevdiğim şey olduğu için bir iki cümle daha ekleyip bakacaktım tüm resme, olmazsa canım sağolsundu. duvara bir iki resim asacaktım zaten gelir gelmez, birazı çerçevelenmiş fotoğraflar mutlu yüzler olacaktı. insan hatırlamaya ihtiyaç duyar hele ki geçmişe bağlıysa bunu hep bilirdim. radyo çekmez diye kasetler olacaktı belki biraz da teknolojiden yararlanabilirdim. öyle bir sessizlik olacaktı ama terkedilmişlik asla değil. huzuru hafif hafif alıp esen rüzgardan yorgunluğu düşün çiylerle atacaktım. böyle bir şey vardı bir zamanlar nereden bakılsa beş altı yıl önce.

http://instagram.com/p/p4RPowv1kD/?modal=true

18 Haziran 2014 Çarşamba

lovepoem

aşık olduğumuzda çimenleri severiz
ve samanlıkları -seyran olabilen-
onları aydınlatan lambaları
ve küçük caddeleri
tüm geceye terkedilen